Pompeii; İtalya‘nın güneyinde bulunan tatlı ve küçük bir şehir. 1979 yılında Vezüv dağının aniden patlamasıyla bütün insanlara bulundukları yerler mezar olmuştur. Genel evleriyle meşhur olan Pompeii‘de 26 tane genel ev olduğu söyleniyor. Sapkınlık hat safhada olduğu için başlarına böyle bir şeyin gelmiş olduğu da söylenmekte. Napoli‘ye yaklaşık 1 saatlik mesafede. Biz Türkler bir yerlere giderken çok fazla detaylara girmeyip sadece gitmeyi düşündüğümüz için bazen başımıza talihsiz aksaklılar gelebilmekte. İlk olarak Pompeii‘ye 07.02.2009 tarihinde gitmek üzere Potenza‘dan ayrıldık. Fakat saat biraz geç olucak ki 15.20 gibi Pompeii‘ye vardık. Fakat lavlar altında kalan şehre girmek için kapıya doğru yöneldiğimize bir görevli bayan; “scusi posso aiutarvi?” repliğiyle karşılaştık. İçimizden inşallah açıktır dedik fakat saat 15.30 da kapanıyormuş. Tabi ellerimiz boş Potenza‘ya dönmek gerçekten çok etkiliyor insanı.
Bu arada Potenza‘dan çıktığımız zaman hava güneşliydi fakat biz Potenza‘ya gitmek için istasyona yöneldiğimizde yağmur bardaktan boşanırcasına yağmaya başlamıştı. Sonucunu tahmin edebilirsiniz. Neyseki tren biletleri çok pahalı değildi ve kısa mesafede çok fazla kaybımız olmadı. Bir öğrenci için parasını verimli kullanmak ne kadar zordur bilinir. Gezilecek o kadar yer var ki fakat kendimize ait ulaşım aracımız olmadığı için treni tercih ediyorduk fakat tren sadece kısa mesafeler için uygundu örneğin Catania‘ya gitmek istersek 50 euro civarında bilet fiyatları değişmektedir.
08.02.2009 da saat 9.00 da çıktık bu defa. Çünkü artık geç kalmak istemiyorduk. Saat 12 de Pompeii’ye vardık ve antik kente giriş yaptık. Giriş ücreti 11 ? ve bu fiyata ücretsiz bir de harita dahil edilmiş. Haritalarımızı alıp gezimize başladık.
Bu görmüş olduğunuz yollarda daha önce insanlar yürüyor kosuyor eğleniyorlarmış. Fakat şimdi sadece turistlerin gezebileceği bir mekan olarak biliniyor.



Tabi şansımıza bugün hava çok güzel ve istediğimiz yerleri rahatlıkla gezebileceğiz. Fakat sorun şu elimizdeki haritada birçok yöne doğru yol uzanmakta ve biz önemli yerlerin nereler olduğunu bilmeden gezmeye başladık. Heryeri gezecektik. Aşağıda gördüğünüz yerin adı Necropoli di porta nocera, yani ölüler mekanı.
Burada biraz fazla acıkmıştım ve yanımızda yiyecek getirmemiştik. Bu sağlık dolu bitkiyi yeme girişimimiz başarısız oldu
Daha sonra gezimize haritamıza bakarak devam ediyoruz. Birçok ev görüyoruz o zamanlarda yaşayan insanlara ait olan evler. Bütün evleri tek tek yazamayacağım bu yüzden özür diliyorum. Önemli yerleri yazarak gidince en azından bir tecrübe sahibi olarak gezebileceksiniz. Ayrıca o dönemden kalma birçok kabartma birçok resim hala orinalliğini korumakta. Gerçekten böyle ortamlarda gezdiğim zaman kendimi gelecekten gelmiş bir misafir olarak görüyor ve yaşamın dışarıda hala sürdüğüne inanarak bulunduğum mekanın tadını çıkarıyordum. Çiftler arasında ilişkiler o zamanlarda çok popüler olunca heryerde farklı resimler görmek mümkün.
Şu an bulunduğumuz ortam Fore isimli yer. “Fore” dilimizde salon anlamına geliyor. Sanırım daha önce burası saray tarzı bir yer olarak kullanılıyordu ve şu an çatısı tamamen yok olmuş durumda.Sesli rehber bulamadığımız için çeşitli atışlarla manzarayı kestirmeye çalışıyorduk.
Bu resimde görmüş olduğunuz lavlardan korunmak için ellerini başının arasına almış fakat kızgın alevden kaçamamış.
Bir diğer taşlaşan insanla olan fotoğrafımız:
O zamanlardan kalma figürler:
Bir asıra yakın zamandır süren kazılar hala devam etmekte olup ortaya çıkan kalıntılar bu şekilde sergilenmektedir. Tabi oralarda fotoğraf çektirmemek olmazdı. Bizim girdiğimiz alana girilmez yazıyordu fakat kapı açıtkı. Ne yaptık tabi ki girdik. gördüğünüz fotoğrafları çektik. Bundan 10 dakika sonra görevliler tarafından nazikçe dışarıya alındık
O zamanlarda da insanlar eğlenmeyi bilip anfi tiyatro inşa etmişler. İçine girmeye fırsat bulamadık çünkü gezicek çok yerimiz vardı. Fakat dışardan gerçekten hoş bir manzarası var.
Burada ellerini başının arasına alarak korunmaya çalışan taşlaşan bir insanı görüyoruz. Hikayesini bilmiyoruz öğrenmiş olsaydık ilginç olabilirdi.
Fotoğraftaki köpek de canını kurtarmak için oraya buraya kaçarken Yaşlı Vezüvün akıbetinden kaçamamış.
Yine kazılarda meydana meydana gelen ilginç bir olayı anlatmak istiyorum; Kazılar sırasında arkeologlar( tabi o zamanlarda ne diye isimlendiriliyorlarsa) karbondioksit dolu bir boşluk keşfediyorlar. O dönemin valisi hemen emir verdirip oraya önce alçı dolduruyor ve sonra etrafını kazarak resimde gördüğünüz kişiyi ortaya çıkarıyor. Fakat söylenene göre orda 2 erkek bulunuyorlarmış. Tam lavlar gelirken elleri ile yüzlerini kapatıyorlar korunmak için…Pompeii liman kenti olduğu için o zamanlarda çok fazla ziyaretçisi olmaktaydı. Tabi gelen denizciler yanlarında mücehverat getirerek bunu değiş tokuş yaparak ya da genelevlere yatırıyorlardı. Pompeii halkı gerçekten zengindi. Fakat Yaşlı Vezüv 400 yıldan sonra tekrar faaliyete geçince herkes alabildiğini alıp bir taraflara kaçmaya çalışmış. Mücevherler ve yanına aldıkları parayla taşlaşan şehir halkı gerçekten ibretlikler listesinde 1. sırayı almıştır diye düşünüyorum.
Görmüş olduğunuz tandır şeklindeki yapıları yemek pişirmek için kullanıyorlar diye düşünüyorduk. İnsanlar yemeklerini burda yaptıktan sonra tam yemeye koyulacakken üzerlerine gelen alev toplarının ölümleri olduğunu biliyorlar mıydı?
Burası da Pompeii‘nin en büyük kilisesi. İsmi şu an aklıma gelmiyor ama gelirse eklerim. İlk defa bir kilisede insanları ibadet ederken görüyordum. Tabi onların ortamına girince tuhaf geliyo ve “Neden hep yaşlılar gelmiş?…” diye düşünüyorsunuz. Tek tük genç gördük desek yeridir. İtalyanlar dinlerine bağlı olma babında çok sağlam bi yapıya sahip değiller gördüğüm kadarıyla. Tabi bütün kesim için söyleyemem sadece gördüklerimden yola çıkarak böyle birşey söyledim.
48 saatlik zaman diliminde 18 km lik alandaki yaşamı yok eden Vezüv Yanardağının hikayesidir bu.
Taşlaşan şehrin hikayesini fotoğraflarla ve birtakım bilgilerle desteleyerek vermeye çalıştım. Umarım beğenirsiniz. Okuyan herkese şimdiden teşekkür ederim.
Uğur Küçükkaya



















Merhaba @Aylin; Bize verilen bilgiler dahilinde hazırladım yazıyı.. İtalyadaki kaynaklardan alınan bilgilere göre hazırlamıstım. Tekrar araştırıcam dediğiniz gibi M.S 79 yılında olmus ise düzeltebiliriz. Teşekkürler yorumunuz için
@Rabiacım, ben bunu italya’dayken yapmıstım. şimdi maziyi hatırlamak adına yayınladım facebook ta..